Karadeniz Uluslararası Sempozyumu haberi (Haber Yayın Tarihi:
05 Ağustos 2010 Perşembe
Saat
19:37
- Okunma : 82)
H.Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN, (DHA)
GİRESUN Üniversitesi tarafından düzenlenen 3. Karadeniz Uluslararası Sempozyumu'nda bugün 'Karadeniz Güvenliği', 'Karadeniz'de Ekonomi ve Tarih' ve 'Geniş Karadeniz'de Farklı Türde Sorunlar' bildirileri tartışıldı. Günün son oturumunda, Giresun Üniversitesi'nden Arda Özkan, 'Karadeniz'e kıyısı bulanan ülkelerde çevresel işbirliği; 1992 Bükreş Sözleşmesi' konulu bildirisinde, Karadeniz'in jeolojik özelikleri ve açık denizlere sınırlı olan bağlantısı nedeniyle öteden beri önemli kirlenme problemleri ile karşı karşıya kaldığını hatırlattı, ancak konunun uluslararası bir işbirliği programı çerçevesinde ele alınamadığını söyledi.
Arda Özkan, çevre için uluslararası alanda en önemli gelişmelerden birisinin çevre sorunlarına yönelik çözümleri hukuksal zemine oturtma çalışmaları olduğunu söyledi. Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu hukuksal zeminlerden biri de jeolojik özellikleri ve açık denizlere sınırlı olan bağlantısı nedeniyle öteden beri kirlenme sorunları ile karşı karşıya kalan Karadeniz'de gerçekleşmiştir. Karadeniz'e kıyısı bulunan Türkiye, Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Gürcistan'ın biraraya gelerek kabul ettikleri Bükreş Sözleşmesi, Odessa Bildirgesi ve Karadeniz Stratejik Eylem Planı'nda, Karadeniz'in çevre sorunlarına ilişkin ortak önlemler alma çabası içine girmişlerdir. Fakat bu gibi hukuksal çabalar, Karadeniz'in kirlenmeye karşı korunmasında ve çevresel işbirliğinin örnek bir uygulama olarak ele alınmasında istenen başarı düzeyini yakalayamamıştır."
Karadeniz'in açık denizlere sınırlı olan bağlantısı nedeniyle öteden beri önemli kirlenme problemleri ile karşı karşıya kaldığını aktaran Özkan, "Soğuk savaş koşullarının ortadan kalkmasıyla birlikte kendi bünyesi içinde ele alınmaya başlanan Karadeniz'de bölgesel hareketlilik sadece çevre meselelerine münhasır değildir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİB) çerçevesindeki gelişmeler de ilgi çekicidir. Karadeniz çevre programının yetki, faaliyet ve sorumluluk alanı iyice belirlenmiş olan tek bir kurumsal çatı altında sürdürülmesi, yürütülmesi ve koordine edilmesi çok daha yararlı olacaktır" dedi.